2026’nın, dünyada da Türkiye’de de emeğin şahsında insanlığın kurtuluşu yolundaki adım ve atılımları büyütecek enternasyonalist devrimci odakların inşası yolunda atılım yılı olması dileğiyle…
Bundan dört yıl önce, Aralık 2020’de tamamlanan 5. Konferansımızın Sonuç Bildirgesi’nde, “İnsanlığın geleceği bakımından tarihsel bir kavşakta bulunduğumuz” tespitini dile getirdik. Bunun hemen arkasından, “Ekonomiden siyasete, toplumsal ilişkilerden uluslararası dengelere kadar her şey tepeden tırnağa sarsılmış -bazıları tükenmiş, çökmüş- durumda. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Ne eskisi gibi olabiliyor ne de yerlerini az çok kesinlik ve istikrar kazanmış bir ‘yeni’nin
“Büyük Dönüşüm” tartışmaları, 4. Konferans sürecindeki ideolojik ayrılıkların özünü yansıtır. Başlangıçta konunun neoliberalizmin tarihsel anlamı ve işlevinin yorumlanışına ilişkin farklılıklar ön plandayken, 2008 sonlarına doğru bu kez Türkiye’deki rejimin geçirdiği dönüşüm boyutu öne çıkmıştır. Aslında 2005 yılı başında sonuna gelinmiş olan Konferans
“BÜYÜK DÖNÜŞÜM” Yazısı (Nisan 2006) Sosyo-ekonomik yapı üzerine, emperyalizm, bağımlılık ve sömürü ilişkileri, toplumsal gelişme düzeyleri, tarihsel süreçlerle ilgili Birikim, Radikal, Birgün, Doğu-Batı, Hümanite ve Özgürlük Dünyası, İmparatorluk (A. Negri), kaynaklarından derlenip yorumlanan notlar: Kuruluşla birlikte emperyalizme bağımlı yarısömürge ülkeler kategorisi içerisinde
BÜYÜK DÖNÜŞÜM… BÜYÜK TEHLİKE (12 Haziran 2006) I. Bölüm “Son tahlilde geniş, ilkeli politikalar tek gerçek pratik politikalardır… Önce genel sorunları halletmeden kısmi sorunlara girişen herkes, her adımda kendi bile farkında olmadan kaçınılmaz olarak genel sorunlarla ‘karşı karşıya’ kalacaktır. Her bir olayda
Merhaba, Bizim cephemizden hayli gecikmiş bir adımı atarak temel metin olarak önerilen “Büyük Dönüşüm” yazısıyla ilgili düşüncelerimi gönderiyorum. Dolgunluk yönüyle içime sinmediğini söylemeliyim. Fakat bu bana özgü bir eksikliktir ve bütünü bekletmeye dönüşmemelidir. Gerçi aktarılmıştır fakat, önümüzdeki günlerde taslağın iki bölümüyle ilgili
ZAMANI GELEN FİKİRLER DURDURULAMAZLAR… (Fuat- 11 Temmuz 2009) Bugün önceki koşullardan farklı yeni bir dünya durumu, yeni bir Türkiye var. Sermayenin daha üst bir birikim sürecine geçişiyle birlikte başlayan bu süreç, ekonomik, toplumsal, sınıfsal, siyasal, kültürel koşullarda bir dizi değişimi getiriyor ve
NEYİN ZAMANI? (Zeki/Serdar Ben- 15 Ağustos 2009) “Değerlendirmemi her biri geniş üç bölüm olarak sunacağım. Yazı bu sürecin başından itibaren ısrarla üzerinde durduğum 4 parametre bakış açısı üzerinden, teorik, siyasal, örgütsel olanın birbirini izleyerek ve iç içe değerlendirilmesi biçimiyle hazırlandı. Ö.sel sürecimizin
[“Hizip süreci” genel başlığını taşıyan bu bölümdeki belgeler, 4. Konferans sürecinin son etabında açığa çıkan hizipçi ilişkilere dair yazılı bir belgenin OKHK’ye (Konferans sürecinin eşit ve adil koşullarda tüm delegelere güven verecek tarzda yürütülüp sonuçlandırılması amacıyla Merkez Komitesi ve MÖK yerine kurulan
/Bu sekmede Konferans sürecinin nasıl sonuca götürüleceğine dair yapılan tartışma ve önerilere dair farklı görüşlere sahip delegelerin yaklaşımları yer almaktadır/